İlk Umremi Nasıl Yaptım: Bir Yıl Önce Hiçbir Şey Bilmiyordum

Bir yıl önce, umre için ne yapılacağını tam olarak bilmiyordum. Etrafımda umreye gidenler vardı ama hiç sormamıştım. Pasaportumun geçerli mi değil mi bilmiyordum. Meningit aşısının ne olduğunu bilmiyordum. Mîkat'ın nerede olduğunu hiç duymamıştım.
Ve yine de gittim. Ve her şey güzeldi.
Ama bazı şeyleri önceden bilmiş olsaydım çok daha kolay olurdu. Bu yazı, geçmişe dönüp kendime söylemek istediğim şeyler.
"Ne Zaman Gideyim?" Sorusu
İlk aşkın ilk kaygısı zamanlama. Ramazan'da mı gideyim, sonbaharda mı, yazın mı? Bu kadar seçenek varken insan donup kalıyor.
Ben Kasım'da gittim — ve çok doğru bir karardı. Hava 28–32°C civarındaydı, kalabalık orta düzeydeydi. Tavaf yaparken koşmak zorunda kalmadım; Kâbe'nin etrafında sakin sakin dönebildim. İlk umreniz için Ramazan'ı tavsiye etmiyorum — çok kalabalık, çok pahalı, çok yoğun. Önce aşinalık kazanın, sonra Ramazan umresini yapın.
"Çok Para Lazım Mı?"
Bütçe konusunda abartılı beklentiler vardı zihnimde. "Bu çok pahalıya gelecek" diye erteleyenlerden biriydim. Gerçekte orta sınıf bir ailenin kaldırabileceği bir maliyeti var — ama dikkatli planlanması gerekiyor.
Uçağı erken aldım (3 ay önce). Haram'a 800 metre uzaklıkta küçük ama temiz bir otele gittim. Yemekleri süpermarketten aldım bazen. Toplamda 65.000 ₺ civarı harcadım — bu rakam çok insana mümkün.
Mescid-i Haram'ı İlk Gördüğümde
Otele varmıştım, saat gece 11'di. Bavulu odaya bıraktım, yüzümü yıkadım ve Harem'e girdim.
İlk kez Kâbe'yi gördüğümde — ne diyeyim. Anlatamazdım. Dürüst olmak gerekirse, ağlamayı beklemiyordum. Ben ağlamayan biriyim, o tür insanlardan. Ama Kâbe'ye bakınca içimden bir şeyler koptu. Sessizce ağladım.
Sonra anladım: Bu şehir sizi önceden hazırlıyor. Her adımda, her sesde, her ışıkta o huzur var.
Tavaf Sırasında Kaybolmak
İlk tavafımda tur sayısını kaybettim. Beşinci tur mu, altıncı tur mu bilmiyordum artık. Kaygılanmaya başladım.
Tesbih kullanmak aklıma gelmedi. Yeniden başladım. Bu sefer parmakta saydım. Hata yaptım, yeniden yaptım — ve sonunda bitti.
Sonra anladım: Allah'ın huzurunda yedi tur sayamamak ne kadar da insani bir şey.
Sa'y'da Yorulmak
Sa'y sırasında 3. veya 4. turda bacaklarım ağrıdı. Hızlı yürümek istiyordum ama bedenin kendi sınırı var.
Duraksadım. Baktım etrafıma: 80 yaşında bir kadın, yavaş yavaş ama kararlı adımlarla yürüyordu. O duraksamamıştı. Ben de devam ettim.
Sa'y bana şunu öğretti: Bazen "ilerlemek" hız değil, sadece devam etmektir.
İhramdan Çıkınca
Saç tıraşından sonra ihramı çıkarıp normal kıyafetimi giyince garip bir his geldi. Sanki o beyaz bezlerle gelen sakinlik de çıkmıştı üstümden.
Ama asıl olan şu: O sakinlik kaybolmamıştı. Sadece şekil değiştirmişti.
Yeni Başlayanlar İçin Üç Tavsiye
1. Çok düşünme, planlamaya başla. İlk umreyi ertelemek için bahaneler bulunur. "Para biriktireceğim", "çocuklar büyüsün", "emekli olunca." Her plan bahanesiyle şeklini değiştirir. Bugün bir adım atın.
2. Hazırlık kuralarını ciddiye al. Meningit aşısını yaptırmak birkaç saat sürer. Pasaportu kontrol etmek bir dakika. Nusuk'ta hesap açmak yarım saat. Bunları ertelemeyin.
3. Beklentileri esnetle. Umre mükemmel bir deneyim değil. Yorulacaksınız, bazen sinirleneceksiniz, bazen ağlayacaksınız. Hepsi umrenin parçası. Mükemmel bir program değil; samimi bir yolculuk peşinden gidin.
O günden bu yana hayatımda bazı şeyler değişti. Hepsini saymayacağım. Ama şunu söyleyeyim: Kapıdan tekrar girebilmek için elimden geleni yapacağım.
Belki bir gün siz de.
ads.json dosyasına Publisher ID ekleyin